Y A R B A

Dahaya Dahek Bir Paylaşım Sitesidir!
 
AnasayfaTakvimSSSKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Aralık 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
TakvimTakvim

Paylaş | 
 

 Bahçeli'nin Türkiye istikbalini görüşü

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Osmanli_Rap
Aktif üye
Aktif üye


Mesaj Sayısı : 77
Kayıt tarihi : 17/08/09

MesajKonu: Bahçeli'nin Türkiye istikbalini görüşü   Ptsi Ağus. 31 2009, 15:38

Diğer SİYASET haberlerini okumak için tıklayınız...
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin ülkesi, milleti ve devleti ile yüksek risk ve tehditlere maruz bir dönemden geçtiğini savundu.
29 Ağustos 2009 16:53

Bahçeli, milleti birbirine düşürmeye ve ülkeyi bölgeye yönelik oynanan oyunların yeniden sahnelenmek istendiğini ileri sürdü.

Ankara'da Anadolu Gösteri Merkezi'nde düzenlenen ve merakla beklenen "Çözülen Ülke Türkiye ve Ülkümüz" konulu toplantıda konuşan Bahçeli, yaklaşık iki saat boyunca kalabalı partili topluluğuna hitap etti. Türk milletinin tarihinden ve Anadolu'ya yerleşmesine, girdiği savaşların yanı sıra ülkücülerin 1970'li yıllarda verdiği mücadeleye kadar geniş yelpazede bir konuşma yapan Bahçeli, Türkiye'nin yeni bir bölünme riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Bahçeli'nin zaman zaman tekbir sesleri ile kesilen ve şiirlerle süslediği 20 sayfalık konuşma metninden bazı bölümler şöyle: "Bildiğiniz gibi, yarın milletimizin bütün dünyaya meydan okuduğu İstiklal Savaşımızın son adımı olan Büyük Zaferin 87. kuruluş yıl dönümünü bayram günü olarak kutlayacağız. Üç gün önce ise Türklüğe Anadolu'nun kapılarını açan ve bu toprakları vatanlaştıran Malazgirt Zaferi'nin 938. yıl dönümünü kutladık. Bu savaşlardan biri vatan yapmış, diğeri ise vatan kurtarmıştır. Bu iki kutlu zaferin zirve isimleri ise şüphesiz Selçuklu Sultanı Alparslan ve Cumhuriyetimizin kurucusu aziz Atatürk'ür.

Ve Malazgirt'ten Büyük Zafer'e kadar geçen 851 uzun yılda, millet hayatı, sayısız gönül ve ülkü adamının omuzlarında taşınarak varlığını sürdürmüştür. Hepsiyle övünüyor, hepsiyle gurur duyuyoruz. Dünyanın en zorlu coğrafyasında, bin yıla yaklaşan süre, kopmadan, dağılmadan, yıkılmadan devam etmenin sırrı, öncelikle aziz millet varlığının içinden çıkabilmiş dava adamlarının varlığında aranmalıdır. Ve bu, yalnızca bizim milletimizin bekasının ve başarısının sırrı değil dünyanın bugünlere taşınan maddi ve manevi varlığının da bir gerçeğidir. İnsanlığın binlerce yıllık ilerleyişi, bir hedefe varmayı amaç edinen ve kendisine hedef arayan insanların, yaşadıkları topluma kazandırdıkları ivme ile mümkün olmuştur. Büyük davalar, büyük hayalleri olan adamların omuzlarında taşınmıştır. Büyük başarılar büyük hedeflerin sonucunda ortaya çıkmıştır."

Bahçeli, "Büyük hedefler büyük heveslerin, büyük hevesler ise büyük düşüncelerin eseridir." diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarih, henüz basit fikirlerden büyük heyecanların; küçük heyecanlardan ise büyük ülkülerin doğduğuna şahitlik edememiştir. Erciyes'teki bozkurtun sesini Ankara'da da arayan küçük beyinlerin ve küçük kafaların büyük davaları taşıdığı görülmemiştir. Uzak hedefleri kucaklayan, hayal gibi görülen ülkülerin peşinde koşanlar ancak ve ancak gönlü, yüreği, vicdanı, ruhu, heyecanı ve şuuru büyük olan adamlardır. İftiharla söyleyebiliriz ki, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz büyük Türk milleti sadık evlatları konusunda talihlidir. Milletinin geleceğine odaklanmış, milli ülkülerle ülkülenmiş, dertleri ile dertlenmiş, zaferleriyle gönenmiş sayısız gönül, dava ve inanç adamları tarihimizi hem yapmış, hem yazmıştır."

Bahçeli, tarihin kuruluşlar ve yıkılışlar, gelişmeler ve gerileyişler arasında yaşanan med-cezirlerin, bazen kutlu, bazen talihsiz hatıraları ile dolu olduğunu söyledi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ve ne yazıktır ki binlerce yıllık milli tarihimiz içinde bugün yaşadıklarımız, sıkıntılı ve sancılı bir dönemin emarelerini taşımaktadır. Devletimiz kalıcı ve köklü stratejiler üretmekten çok uzak kalmış, küresel kaosun bir parçası haline gelmiştir. Başta ekonomisi olmak üzere, milli menfaatleri, gelecek projeleri ve milli varlığı egemen güçlerin inisiyatifine teslim edilmiştir. Bu teslim süreci yaklaşık yarım yüzyıldır milletimize yönelik oynanan ve dayatılan sessiz deformasyonun kaçınılmaz sonucudur. Söz konusu yönlendirmeden kaynaklanan zihniyet bozulması ve milli ataletten kaynaklanan kokuşma, sonuçta aydınlarımızın çekim alanını batıya ve özellikle Okyanus ötesine yöneltmiştir."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Osmanli_Rap
Aktif üye
Aktif üye


Mesaj Sayısı : 77
Kayıt tarihi : 17/08/09

MesajKonu: Geri: Bahçeli'nin Türkiye istikbalini görüşü   C.tesi Tem. 10 2010, 19:41

Diğer SİYASET haberlerini okumak için tıklayınız...
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin ülkesi, milleti ve devleti ile yüksek risk ve tehditlere maruz bir dönemden geçtiğini savundu.
29 Ağustos 2009 16:53

Bahçeli, milleti birbirine düşürmeye ve ülkeyi bölgeye yönelik oynanan oyunların yeniden sahnelenmek istendiğini ileri sürdü.

Ankara'da Anadolu Gösteri Merkezi'nde düzenlenen ve merakla beklenen "Çözülen Ülke Türkiye ve Ülkümüz" konulu toplantıda konuşan Bahçeli, yaklaşık iki saat boyunca kalabalı partili topluluğuna hitap etti. Türk milletinin tarihinden ve Anadolu'ya yerleşmesine, girdiği savaşların yanı sıra ülkücülerin 1970'li yıllarda verdiği mücadeleye kadar geniş yelpazede bir konuşma yapan Bahçeli, Türkiye'nin yeni bir bölünme riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Bahçeli'nin zaman zaman tekbir sesleri ile kesilen ve şiirlerle süslediği 20 sayfalık konuşma metninden bazı bölümler şöyle: "Bildiğiniz gibi, yarın milletimizin bütün dünyaya meydan okuduğu İstiklal Savaşımızın son adımı olan Büyük Zaferin 87. kuruluş yıl dönümünü bayram günü olarak kutlayacağız. Üç gün önce ise Türklüğe Anadolu'nun kapılarını açan ve bu toprakları vatanlaştıran Malazgirt Zaferi'nin 938. yıl dönümünü kutladık. Bu savaşlardan biri vatan yapmış, diğeri ise vatan kurtarmıştır. Bu iki kutlu zaferin zirve isimleri ise şüphesiz Selçuklu Sultanı Alparslan ve Cumhuriyetimizin kurucusu aziz Atatürk'ür.

Ve Malazgirt'ten Büyük Zafer'e kadar geçen 851 uzun yılda, millet hayatı, sayısız gönül ve ülkü adamının omuzlarında taşınarak varlığını sürdürmüştür. Hepsiyle övünüyor, hepsiyle gurur duyuyoruz. Dünyanın en zorlu coğrafyasında, bin yıla yaklaşan süre, kopmadan, dağılmadan, yıkılmadan devam etmenin sırrı, öncelikle aziz millet varlığının içinden çıkabilmiş dava adamlarının varlığında aranmalıdır. Ve bu, yalnızca bizim milletimizin bekasının ve başarısının sırrı değil dünyanın bugünlere taşınan maddi ve manevi varlığının da bir gerçeğidir. İnsanlığın binlerce yıllık ilerleyişi, bir hedefe varmayı amaç edinen ve kendisine hedef arayan insanların, yaşadıkları topluma kazandırdıkları ivme ile mümkün olmuştur. Büyük davalar, büyük hayalleri olan adamların omuzlarında taşınmıştır. Büyük başarılar büyük hedeflerin sonucunda ortaya çıkmıştır."

Bahçeli, "Büyük hedefler büyük heveslerin, büyük hevesler ise büyük düşüncelerin eseridir." diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarih, henüz basit fikirlerden büyük heyecanların; küçük heyecanlardan ise büyük ülkülerin doğduğuna şahitlik edememiştir. Erciyes'teki bozkurtun sesini Ankara'da da arayan küçük beyinlerin ve küçük kafaların büyük davaları taşıdığı görülmemiştir. Uzak hedefleri kucaklayan, hayal gibi görülen ülkülerin peşinde koşanlar ancak ve ancak gönlü, yüreği, vicdanı, ruhu, heyecanı ve şuuru büyük olan adamlardır. İftiharla söyleyebiliriz ki, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz büyük Türk milleti sadık evlatları konusunda talihlidir. Milletinin geleceğine odaklanmış, milli ülkülerle ülkülenmiş, dertleri ile dertlenmiş, zaferleriyle gönenmiş sayısız gönül, dava ve inanç adamları tarihimizi hem yapmış, hem yazmıştır."

Bahçeli, tarihin kuruluşlar ve yıkılışlar, gelişmeler ve gerileyişler arasında yaşanan med-cezirlerin, bazen kutlu, bazen talihsiz hatıraları ile dolu olduğunu söyledi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ve ne yazıktır ki binlerce yıllık milli tarihimiz içinde bugün yaşadıklarımız, sıkıntılı ve sancılı bir dönemin emarelerini taşımaktadır. Devletimiz kalıcı ve köklü stratejiler üretmekten çok uzak kalmış, küresel kaosun bir parçası haline gelmiştir. Başta ekonomisi olmak üzere, milli menfaatleri, gelecek projeleri ve milli varlığı egemen güçlerin inisiyatifine teslim edilmiştir. Bu teslim süreci yaklaşık yarım yüzyıldır milletimize yönelik oynanan ve dayatılan sessiz deformasyonun kaçınılmaz sonucudur. Söz konusu yönlendirmeden kaynaklanan zihniyet bozulması ve milli ataletten kaynaklanan kokuşma, sonuçta aydınlarımızın çekim alanını batıya ve özellikle Okyanus ötesine yöneltmiştir."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Bahçeli'nin Türkiye istikbalini görüşü
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Supernatural kitapları artık Türkiye'de
» istanbul baltalimanı japon bahçesi
» Türkiye bayrak kodunu ariyorum =)!
» Siaklakhang - Shaolin Kungfu
» Logan Lerman münih'te

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Y A R B A  :: SANAL HABER :: SİYASET-
Buraya geçin: